Başarıya Giden yol

Başarıya Giden yol

“En büyük güç, örgütlü emektir.”

Başarıya şansla, rastlantılarla ulaşılmaz.

Mutlak, kalıcı ve gelişime açık başarının; azim, kararlılık, özveri ve risk almak gibi değişmez koşulları vardır.

Evet, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde, Millet İttifakı, özellikle CHP, ülke sorumluluğu duyan değişik siyasal oluşumların da desteğiyle, büyük bir başarıya imza atmıştır. “Bu bir zafer!” diyenler varsa da, biz bu kavramı kullanmak istemiyoruz. Çünkü biz bir savaşa değil; tam tersi kalıcı barış için, demokratik bir yarışa girdik. Başarmak için mücadele verdik ve başardık. Hem de dünyanın en adaletsiz koşullarında; ellerinde devletin siyasi, ekonomik ve lojistik gücünü en hoyratça ve sınırsızca kullanmalarına karşın kazandık. Halkın gücüne inanarak; bizim onlara verdiğimiz güven, onların da bize verdiği moral ve destekle kazandık.

***

Başarıya giden yolun ilk adımları, CHP Genel Merkezi’nde, üst üste yapılan Parti Meclisi (PM) toplantılarında atıldı. Aday tespit çalışmalarında, belki kırıcılığa, kırılmalara kadar varan tartışmalar oldu.

Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu; başta saydığımız başarı koşullarının bilinci içinde, en zorunu, riski alarak bir aday özelliği konusunda direndi: Bazı büyük kentlerin ilçelerinde, iyi sınav vermiş, başarılı çalışmalarıyla tanınmış belediye başkanlarının anakentlere aday gösterilmesinde ısrarcı oldu; yani azim ve kararlılık koşullarını da yerine getirerek, onların adaylığını sağladı.

Adana’da Zeydan Karalar, İzmir’de Tunç Soyer, Antalya’da Muhittin Böcek ve İstanbul’da Ekrem İmamoğlu gibi mesela…

Haklı çıktı mı Sayın Kılıçdaroğlu. Evet, elbette haklı çıktı.

***

Propaganda sürecinde; hiç bir partili kendisini kırgın falan hissetmeden, inanç, azim ve özveriyle çalışıp, üzerine düşenden daha fazlasını yaptı. İttifak ortağı İYİ Parti ile ortak yürütülen çalışmalar tek partiymiş gibi kol kola, omuz omuza yürütüldü. Karşımızdaki devletim tüm güç ve olanaklarını elinin altında bulunduran Cumhur İttifakı’na karşı; en mütevazı koşullarda, hiç bir komplekse kapılmadan, yürekten ve yüreklice mücadele verildi. Cumhur İttifakı liderlerinin; o dışlayıcı, ayrıştırıcı, öteleyici, düşmanca diline karşı, insanca bir üslupla kucaklayıcı, birleştirici kardeşlik çağrısı yapan bir dil kullanıldı.

Tehditlere, şantajlara asla boyun eğilmedi, pabuç bırakılmadı.

***

Seçim sürecinde, hele hele o yeniden yeniden yaptırılan akıl ve hukuk dışı sayımlar sırasında; oylara, sandıklara ve seçmenlerin haklarına sahip çıkış, tam bir direniş ve mücadele destanı oldu. Örgütler, partililer, görevliler ve gönüllüler gerçekten insanüstü bir emek ve yürek koydular. Partilerin ve adayların dik duruşunun, geri adım atmayışının verdiği güven ve moralle, partili-partisiz halkın tümü heyecanla ve arzuyla ellerinden gelen katkıyı sundular. Azim, kararlılık, dik duruş, seçmenlerin oylarına, halkın namusuna sahip çıkar gibi sahip çıkmak, bugünkü alınan sonucu doğurdu. Evet, başarılmıştı artık…

***

O sahip oldukları yoğun medya gücü, binlerce maaşlı trolün işgalindeki sosyal medya gücü; azimli ve moralli halkın yürekleriyle kurdukları iletişimin gücünü aşamadı. Yalan haberler, iftiralar, tezvirler, çamur atmalar, kira ücreti yüksek kalemlerin kışkırtmaları kâr etmedi. Kirletemediler, lekeleyemediler.

Büyük başarıyı, ezici bir çoğunlukla kendilerinin elde ettiklerini, yanıltıcı rakamlarla kanıtlamaya kalktılar; olsun, tesellidir, yapsınlar. Ülke nüfusunun %39’unun yaşadığı kentlerimiz, CHP’nin “sosyal demokrat belediyecilik anlayışıyla” yönetilecek. “İstanbul’u alan, Türkiye’yi alır; İstanbul’u kaybeden, Türkiye’yi kaybeder” diyen kendi liderleri değil mi? İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Antalya, Eskişehir, Aydın illeri CHP’de…

***

İşte bundandır, seçim sonuçlarının hazmedilememesi, kabullenilememesi.

İşte bundandır, uyduruk gerekçelerle; hukuksal itibarını bitirip, kendi seçim bürolarına dönüştürmeye kalktıkları Yüksek Seçim Kurulu’na yaptıkları baskılar.

İşte bundandır, seçilmiş belediye başkanlarını tanımama kabalıkları.

İşte bundandır, insanlığı utandıran davranışlar sergileyip, el sıkmamalar…

Ama bunların hiç birinin önemi olmayacak artık.

Uyuyan dev uyanmış, halka bir umut gelmiştir; kazandığı hakkı vermeyecektir.

***

CHP Hollanda Birliği olarak, bizler de…

Ülkemizde yaşanan bu haklı gururla, kendi çapımızda; olgusu küçük ama yüreği sıcak ve büyük bir kutlama yaptık. Yeterince hazırlık süresi falan kullanmaya gerek görmeden, bilinen iletişim yollarıyla, çabucak çağırıverdik üyelerimizi ve dostlarımızı. Yiyeceklerimizi, o mükemmel geleneğimiz “imece” yöntemiyle hazırladık. İçeceklerimizi katkılarla sağladık. “3M” deyiverdik adına (Muhabbet-Moral-Motivasyon)… Söyleşimize, ekran yoluyla, koordinatörümüz Sayın Ali Hikmet Akıllı da katıldı. 18 Nisan günü yaptığımız bu etkilikten sonra, daha çok arayıp- soranımız var. Umutla, inançla, azimle, ülkemiz ve partimizle devam edeceğiz yolumuza.

CHP Hollanda Birliği Başkanı

Bülent Çoban

Tags: ,

Related Article